22 Aralık 2009 Salı

Ömer Muz

ÖMER MUZ'UN RESİM SERGİSİ "DENİZDEN BABAM ÇIKTI": 30 aralık 21 ocak 2010 tarihleri arasında ORMO SANAT GALERİSİNDE...


video

27 Kasım 2009 Cuma

Alan Razı, Veren Razı..Peki Ya O ?


O doğduğundan beri bu günün geleceği korkusuyla yaşıyor..


Bu duyguyla yaşamak nasıl birşey bilir misin İnsanoğlu?

Hissedemeyeceğini,anlayamayacağını düşünüyor kendi vicdanımızı rahatlatıyoruz.

Ama o bizim dünyamıza adım attığından beri bu hisle yaşıyor.

Bir gün gelecek ve her şeye sahip olduğunu sanan;

onun hayatını, canını,ondan alma hakkına sahip olduğunu düşünen, buna inanan İnsan tarafından seçilecek..

Evet o ölmek için seçileceği günü bekleyerek yaşıyor…

Habersiz göründüğüne bakma.

Nasıl bir pazarlık içinde olduğunun farkında..

Bahsi gecen pazarlığın CAN ‘ı üzerine yapıldığının farkında..

Ve sen ne kadar kendini avutmaya çalışırsan çalış, bu anın üzüntüsünü hissediyor tıpkı acısını hissedeceği gibi!Alan razı ,veren razı..

Ey insan !

Bu adaletsiz dünyaya, bu düzene, bu adaletsiz seçime ve yaşam hakkını elinden almana O razı değil !

Sen kendini buna inandırabilirsin ama o asla senin KURBANIN olmayacak !

Parasını ödesen bile.

Ve sen hayatını onun kanıyla kirlettiğin sürece ruhun huzur bulmayacak !

İnandıkların uğruna can alma!

Hayat ver!


OZ@N PYRZ

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban..!




HOŞÇAKAL YAVRUM...BAYRAMDAN SONRA DÖNEMEYEBİLİRİM :(



Bir canı almak yerine, ona yaşama hakkı vermek...(.......)

Bir-iki güne kadar danalar, koyunlar, koçlar, kuzular kaçmaya başlayacaklar.

Elinde satır olan insan kovalayacak.

Kanlı, korkulu, sonunda kaçınılmaz biçimde "ölüm" olan bir mücadele başlayacak.

Televizyonlar-gazeteler bu görüntüleri gösterecekler haberlerde, gören çocuklar ağlayacaklar.

Eğitimciler, doktorlar, akıllı insanlar "Kurban kesme eylemini çocuklardan gizli yapın" diyerek akıl verecekler.

Çoğumuzun aklına bile gelmeyecek:Çocuklardan gizli bir ibadet olabilir mi?..

Ben "Kurban parasını vermek olmaz, kan göreceksiniz" diyen bir din öğretisini asla kabul edemem.

Bu İslam gibi "aklı ve gelişmeyi" emreden bir dinin kuralı olamaz, olmamalı.

Bağışlayın...
Onlarca güvenilir, saygın yardım kurumu bir canlının boğazını kesmek yerine vereceğiniz kurban parasını bekliyor.

Çocuklara çağdaş bakım lazım, bilgisayar lazım, ayakkabı lazım, oyuncakları yok yetim-öksüz çocukların.
Doktorların et yemeyi dahi yasakladıkları kimsesiz yaşlılara ilaç lazım, bir mintan, bir terlik, bir tekerlekli sandalye lazım.
45 bin yetim...

Yardım bekleyen 17 bin kimsesiz yaşlı var.
Bir canlıyı yatırıp boğazını keserek canını almak yerine...

O parayı canlarımızın bakımlı, huzurlu, mutlu yaşamaları için vermek bir yüce inanca aykırı olabilir mi?
*Bağışlayın...

Bağışlayın ve o akşam yatağında gülümseyerek uyuyan çocuğunuza daha farklı sarılın.

Onun kulağına; bir can almak yerine, üzerini örtecek kimsesi olmayan çocuklara...

Sıcak yuvasını yitirmiş yaşlılara yardım ettiğinizi fısıldayın.

Bu bayram bir can bağışlayın.

Bekir CoşkunAralık 2006

15 Kasım 2009 Pazar

Sevgini Terk Etme..


video

BİN YÜREKLİ ANNELER...

Yeryüzünün en kutsal varlığı annedir derler. Herkesi ve her anneyi kapsamadığına inanıyor olsam da kendi annemden yola çıkarak evet diyorum. Öyledir. Canından bir parça olan yavrusu için ölümden, acıdan, hiç birşeyden korkmayan mükemmel sevgi yaratıkları anneler...Tabi ki gerçek annelerden bahsediyorum her zamanki gibi.. hesap yaparak sevmeyen, gelecek garantisi ya da şunu bunu desinler diye çullarla süsleyip çocuklarını sosyal hayata pazarlamayan gerçek yürek annelerinden...
İşte bu anneler canlarının ve kanlarının ortağı olan yavruları için herşeyi göze alırlar. hukukta, siyasette, sokakta, savaşta her yerde görürüz onları. ve takdir ederiz..
oysa başka canlıların yavrularını da bağrına basabilen başka anneler de var.. onlara bin kere anneler diyorum ..
Canından kanından olmayan, geleceğinde ona bakamayacak, üstelik hiç büyümeyecek ve hep ona muhtaç olan ve kendisi gibi insan da olmayan başka bir türün yavrularına hayatlarını veren anneler.. İŞTE ONLAR BİN KERE ANNELER benim gözümde..
sokak aralarında aşağılanmayı, kadınlar arasında müstehzi gülüşmeleri, kocalarından azar işitmeyi, hatta herşeylerini kaybetmeyi göze alabilen bin yürekli anneler..
koca bir topluma karşı yavru bir hayvanı koynunda hayatla buluşturmayı başarabilen, kendi süfli zevklerini ikinci plana hatta en sona itebilen, hayattan yana dimdik tavrını koyan anneler.. BİN KERE ANNELER..
hepiniz tanır bilirsiniz onları.. yaptıkları görülsün bilinsin diye sesini çatlata çatlata kedi baktım, köpek besledim, oraya buraya mama yolladım diyenler değil... sizinle gözgöze gelince sessizce gülümseyerek başka bir sokağa doğru giden bin yürekli gerçek anneler..
ve duyarsınız çoğunuz.... onlara "mahallenin delisi" der kendi aklınca akıllı olduklarını sanan yürekleri markalı başka kadınlar, ve onların erkekleri...
bu gece son yazım bu bin yürekli annelere sevgi göndermek için olsun..
biliyorum ki çoğunuz şu anda havlayan köpekleri susturmak için onlara su ve yiyecek taşıyorsunuz kuytularda.. kimse duymasın, belediyeleri arayıp öldürmesinler diye...
demin sizden biri geçti burdan.. sessiz, ürkek.... sokağın köşesinde kaybolan gölgesine baktım.. DEV GİBİYDİ.. AYA KADAR BÜYÜMÜŞTÜ.. BİN YÜREKLİYDİ...


kendi kanından canından olmayan, asla büyüyüp yaşlandığında ona bakma ihtimali bulunmayan başka canlıların da annesi olabilen bin yürekli annelere sevgiler, selamlar olsun..

__Güvercin Postası__
26 Eylül 2009 Cumartesi, 04:17
http://www.facebook.com/home.php?ref=home#/note.php?note_id=141395436623&id=1389887994&ref=nf